Ankara Psikiyatristler › Yaygın anksiyete bozukluğu
Ankara psikiyatri · Yaygın anksiyete bozukluğu

Ankara'da Anksiyete (Kaygı) Bozukluğu Tedavisi

Yaygın anksiyete bozukluğu, kişinin günlük hayatın sıradan konularında bile kontrol edemediği, aylarca süren bir endişe hâlidir. Kaygı bedeni de etkiler: kas gerginliği, çarpıntı, mide yakınmaları ve uykusuzluk sık görülür.

SüreEn az altı aydır süren, çoğu güne yayılan endişe
Sık yakınmaGerginlik, uykusuzluk, odaklanamama
TedaviPsikoterapi ve gerektiğinde ilaç

Normal kaygı ile anksiyete bozukluğu arasındaki fark

Kaygı, tehlikeye hazırlanmamızı sağlayan doğal bir duygudur. Sınavdan ya da önemli bir görüşmeden önce gerilmek olağandır. Anksiyete bozukluğunda ise endişe, ortadaki duruma göre orantısız derecede yoğundur, bir konudan diğerine atlar ve kişi "düşünmeyi bırakmak istese de" bırakamaz. Sağlık, para, iş, çocukların güvenliği, hatta randevuya geç kalma ihtimali gibi sıradan konular saatlerce zihni meşgul eder.

Bu hâl en az altı ay boyunca günlerin çoğunda sürüyor ve kişinin çalışmasını, dinlenmesini, ilişkilerini etkiliyorsa yaygın anksiyete bozukluğundan söz edilir.

Bedensel ve zihinsel belirtiler

Bedensel yakınmalar o kadar belirgin olabilir ki pek çok kişi önce kardiyoloji, gastroenteroloji ya da nöroloji polikliniklerine başvurur. Tetkikler normal çıktığında kaygının ruhsal kökenini değerlendirmek için bir psikiyatrist görüşmesi önemli bir adımdır.

Kaygıya benzeyen durumlar

Tiroit bezinin aşırı çalışması, kalp ritim bozuklukları, aşırı kafein tüketimi, bazı ilaçlar ve alkol ya da sakinleştirici kesilmesi kaygıya benzer belirtiler oluşturur. Ayrıca kaygı çoğu zaman depresyon, panik bozukluk ya da obsesif kompulsif bozuklukla birlikte görülür. Ankara'da bir psikiyatri doktoru, ilk görüşmede bu olasılıkları gözden geçirir ve gerekirse kan tahlili ister.

Tedavi nasıl planlanır?

Bilişsel davranışçı terapi

Yaygın anksiyete bozukluğunda en çok araştırılmış psikoterapi yöntemidir. Kişi endişe döngüsünü tanımayı, belirsizliğe tahammülünü artırmayı, kaçınma davranışlarını azaltmayı ve gevşeme tekniklerini uygulamayı öğrenir.

İlaç tedavisi

Belirtiler yoğunsa ya da terapiye tek başına yanıt alınamazsa, uzun süreli kullanıma uygun ve bağımlılık yapmayan ilaçlar tercih edilir. Hızlı rahatlatan sakinleştiricilerin bağımlılık riski taşıdığı unutulmamalı; ancak kısa süreli ve hekim kontrolünde kullanılmalıdırlar.

Günlük hayatta destekleyici adımlar

Endişe döngüsü nasıl işler?

Yaygın anksiyete bozukluğunda endişe, aslında bir kontrol çabasıdır. Kişi olası her kötü sonucu önceden düşünerek kendini hazırladığına inanır. Endişe bir an rahatlatır gibi görünse de belirsizliğe tahammülü azaltır ve bir sonraki endişenin zeminini hazırlar. Zamanla kişi yalnızca büyük sorunları değil, küçük ayrıntıları da felaket senaryolarıyla düşünmeye başlar.

Bu döngüye kaçınma ve güvence arama davranışları eşlik eder: sağlıkla ilgili sürekli internette arama yapmak, yakınlarını defalarca arayıp iyi olduklarından emin olmak, karar vermeyi ertelemek. Tedavide amaç endişeyi tamamen yok etmek değil, kişinin endişeyle farklı bir ilişki kurmasını ve hayatını endişeye göre düzenlemekten vazgeçmesini sağlamaktır.

Kaygı hakkında yanlış bilinenler

Günlük hayatta uygulanabilecek yöntemler

Tedaviyle birlikte uygulanan küçük alışkanlıklar kaygının yoğunluğunu belirgin biçimde azaltabilir. Her gün aynı saatte yapılan on dakikalık nefes egzersizi, kaygı yükseldiğinde başvurulabilecek bir beceri hâline gelir. Haftada en az üç gün yapılan tempolu yürüyüş, kaygının bedensel belirtilerini hafifletir.

Endişeleri bir deftere yazıp "Bu konuda şu an yapabileceğim somut bir şey var mı?" sorusunu sormak, çözülebilir sorunları çözülemeyenlerden ayırmaya yardım eder. Gece yatmadan önce haber ve sosyal medya takibini sınırlamak, zihnin dinlenmesine fırsat tanır. Bu yöntemler tedavinin yerini tutmaz; ancak psikiyatrist ve terapistle birlikte planlandığında iyileşmeyi hızlandırır.

Kaygıya eşlik eden sorunlar

Yaygın anksiyete bozukluğu nadiren tek başına görülür. Kişilerin önemli bir kısmında depresyon, panik atakları, sosyal kaygı ya da uykusuzluk da vardır. Uzun süren kaygı, kişinin kendini sürekli yorgun ve tükenmiş hissetmesine, zamanla da umutsuzluğa yol açabilir. Bazı kişiler kaygıyla baş etmek için alkol, sigara ya da sakinleştiricilere yönelir; bu da kısa süreli rahatlama sağlasa da sorunu derinleştirir.

Bu nedenle psikiyatrik değerlendirmede yalnızca kaygı değil, eşlik eden tüm sorunlar birlikte ele alınır ve tedavi planı bütüncül olarak yapılır. Uykunun düzelmesi, ruh hâlinin iyileşmesi ve madde kullanımının azalması kaygının da hafiflemesine katkı sağlar.

Belirsizliğe tahammül neden önemli?

Kaygı bozukluğu olan kişiler için en zorlayıcı şeylerden biri belirsizliktir. "Ya kötü bir şey olursa?" sorusu, olasılık ne kadar düşük olursa olsun kesin bir yanıt ister. Tedavide kişi, hayatın belirsizliklerle dolu olduğunu ve her olasılığa önceden hazırlanmanın mümkün olmadığını kabul etmeyi adım adım öğrenir. Bu kabul, endişenin yoğunluğunu belirgin biçimde azaltır.

Ankara'da anksiyete için başvuru

Ankara psikiyatristler arasında kaygı bozuklukları en sık değerlendirilen sorunlardandır. İlk görüşmede endişelerinizin konusu, ne zamandır sürdüğü, uykunuz, kafein ve alkol kullanımınız, daha önce denediğiniz tedaviler sorulur. Tedavi planı çoğunlukla psikiyatrist ile psikoterapi yürüten bir uzmanın iş birliğiyle oluşturulur ve birkaç haftalık aralıklarla gözden geçirilir.

Sık sorulan sorular

Anksiyete kendiliğinden geçer mi?

Kısa süreli kaygılar geçebilir; ancak aylarca süren yaygın anksiyete bozukluğu tedavi edilmediğinde çoğunlukla dalgalanarak devam eder.

Kaygı ilaçları uyuşukluk yapar mı?

İlk günlerde hafif uyku hâli ya da mide yakınması olabilir; bunlar genellikle birkaç gün içinde azalır. Yakınmalar sürerse hekiminiz dozu ya da ilacı değiştirebilir.

Online görüşme kaygıda işe yarar mı?

Kontrol görüşmeleri ve psikoterapinin bir bölümü online yürütülebilir. İlk değerlendirmenin yüz yüze yapılması çoğu zaman tercih edilir.

Kaygı bozukluğu iş hayatını etkiler mi?

Uzun süren kaygı odaklanmayı, karar vermeyi ve verimliliği azaltabilir. Tedaviyle bu güçlükler belirgin biçimde hafifler.

Kaygı için ne kadar süre terapi gerekir?

Bilişsel davranışçı terapi genellikle 12 ila 20 görüşme arasında planlanır; süre kişinin ihtiyacına göre değişir.

Bu sayfa bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi için bir psikiyatri uzmanına başvurun; acil durumda 112'yi arayın.

Diğer konular

DepresyonPanik bozuklukObsesif kompulsif bozuklukBipolar bozuklukErişkin dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğuUykusuzluk (insomnia)Travma sonrası stres bozukluğuŞizofreni ve psikotik bozukluklarYeme bozuklukları