Neden aileyle çalışılır?
Ruhsal hastalıklar yalnızca hastalığı yaşayan kişiyi değil, onunla aynı evi, aynı sofrayı paylaşan herkesi etkiler. Aile üyeleri çoğu zaman ne olduğunu anlamadan, ne söyleyeceklerini bilemeden, korku, öfke, suçluluk ve tükenmişlik arasında gidip gelir. Hastalık hakkında yanlış bilgiler, iyi niyetli ama işe yaramayan çabalar ve birikmiş gerginlikler, hem hastanın iyileşmesini hem de ailenin kendi ruh sağlığını olumsuz etkileyebilir.
Aile temelli tedavi bu döngüyü kırmayı amaçlar. Ailenin hastalığı doğru anlaması, yakınının belirtilerini kişilik özelliklerinden ayırabilmesi, kriz anlarında ne yapacağını bilmesi ve kendi yükünü taşıyabilir düzeyde tutması hedeflenir. Araştırmalar, özellikle bipolar bozukluk ve şizofrenide aile çalışmalarının hastalığın yinelemesini ve hastaneye yatışları azalttığını göstermektedir.
Kimler için uygun?
| Durum | Aile çalışmasının odağı |
|---|---|
| Bipolar bozukluk | Erken uyarı işaretlerini tanıma, uyku ve ilaç düzenine destek |
| Şizofreni ve psikotik bozukluklar | Hastalık bilgisi, ev içi gerginliğin azaltılması, kriz planı |
| Depresyon | Destekleyici iletişim, günlük etkinliklere dönüşün desteklenmesi |
| Obsesif kompulsif bozukluk | Ritüellere katılmanın kademeli olarak bırakılması |
| Bağımlılık | Sınır koyma, tedaviye yönlendirme, aile üyelerinin kendini koruması |
| Yeme bozuklukları | Öğün düzeni, eleştirel yorumlardan kaçınma |
Psikoeğitim: hastalığı birlikte anlamak
Aile çalışmasının ilk adımı, hastalığın ne olduğu, neden ortaya çıktığı, nasıl seyrettiği ve hangi tedavilerin kullanıldığı hakkında açık ve anlaşılır bilgi vermektir. Bu bilgilendirme, “Neden böyle davranıyor?”, “Biz mi hata yaptık?”, “Bu hep böyle mi sürecek?” gibi soruların yanıtlanmasını sağlar. Aile, yakınının isteksizliğinin tembellik değil depresyonun bir belirtisi olduğunu, aşırı konuşkanlığının bir taşkınlık döneminin habercisi olabileceğini ya da şüpheciliğinin hastalıkla ilişkili olduğunu öğrendiğinde, tepkileri de değişir.
İletişim becerileri
Aile içindeki iletişim biçimi, ruhsal hastalıkların seyrini doğrudan etkiler. Sürekli eleştiri, aşırı koruma ya da duyguların yüksek sesle ve kontrolsüz biçimde ifade edildiği ortamlarda yinelemelerin daha sık olduğu bilinmektedir. Aile çalışmalarında şu beceriler üzerinde durulur:
- Eleştiri yerine somut ve olumlu istekte bulunmak
- Karşıdakini dinlediğini, söylediklerini özetleyerek göstermek
- Duyguları “sen” yerine “ben” diliyle ifade etmek
- Gergin anlarda tartışmayı ertelemek, sakinleşince sürdürmek
- Küçük ilerlemeleri fark edip dile getirmek
Ailenin sakin, öngörülebilir ve sıcak bir ortam sunması, en etkili ilaçla birlikte en güçlü koruyucu etkenlerden biridir.
Erken uyarı işaretleri ve kriz planı
Pek çok ruhsal hastalık, yineleme öncesinde küçük işaretler verir: uyku düzeninin bozulması, konuşmanın hızlanması ya da azalması, ilaçların aksatılması, odaya kapanma, alışılmadık harcamalar gibi. Aile çalışmasında bu işaretler hastayla birlikte belirlenir ve yazılı bir plan hazırlanır. Planda işaretler fark edildiğinde kime haber verileceği, hangi adımların atılacağı ve acil bir durumda ne yapılacağı yer alır. Bu planın hastanın iyi olduğu bir dönemde, onun katılımıyla hazırlanması, kriz anında yaşanabilecek çatışmaları azaltır.
Bakım verenin yükü
Uzun süreli bir ruhsal hastalıkta bakım veren aile üyesi, çoğu zaman kendi ihtiyaçlarını ertelemek zorunda kalır. Uykusuzluk, sosyal yalnızlık, iş yaşamında aksama, kaygı ve depresyon bu kişilerde sık görülür. Aile temelli tedavide bakım verenin kendi yükü de görüşmenin konusudur. Dinlenme zamanı ayırmak, sorumlulukları diğer aile üyeleriyle paylaşmak, kendi destek kaynaklarını korumak ve gerektiğinde kendisi için de bir uzmandan yardım almak teşvik edilir. Kendine bakan bir bakım veren, yakınına da daha uzun süre ve daha sağlıklı biçimde destek olabilir.
Çift görüşmeleri
Eşlerden birinin ruhsal hastalık yaşadığı durumlarda ilişki de ciddi biçimde zorlanabilir. Çift görüşmelerinde hastalığın ilişkiye etkileri, rollerin yeniden dağılımı, cinsel yaşamdaki değişiklikler, çocuklara nasıl anlatılacağı ve ortak kararların nasıl alınacağı konuşulur. Bu görüşmeler bireysel tedavinin yerini almaz, onu tamamlar.
Sürecin işleyişi
Aile görüşmeleri genellikle hastanın bireysel tedavisiyle eş zamanlı yürütülür. Başlangıçta birkaç görüşme sık aralıklarla yapılır, ardından aylık ya da gerektiğinde planlanır. Hastanın hangi bilgilerinin aileyle paylaşılacağı her zaman onun onayıyla belirlenir; mahremiyet ile ailenin bilgilendirilmesi arasındaki denge özenle korunur. Bireysel tedaviye eşlik eden yöntemler için psikiyatrik ilaç tedavisi ve bilişsel davranışçı terapi sayfalarımıza bakabilirsiniz. Çocuğu tedavi gören anne babalar için ise ebeveyn danışmanlığı daha uygun bir başlangıç olabilir.
Zor anlarda neler yapılabilir?
Hastalık döneminde aile üyeleri çoğu zaman ne söyleyeceğini bilemez. Yakınınız umutsuz konuştuğunda onu hemen ikna etmeye çalışmak yerine, önce duygusunu anladığınızı göstermek daha etkilidir: “Şu an her şey çok ağır geliyor, bunu duyuyorum” gibi. Yakınınız gerçek olmayan şeylerden söz ediyorsa onunla tartışmak ya da söylediklerini onaylamak yerine, onun yaşadığı korkuyu kabul edip sakin kalmak yardımcı olur. Taşkınlık dönemlerinde büyük kararların, örneğin iş değiştirme, büyük harcama ya da taşınma gibi adımların ertelenmesi konusunda nazik ama net olmak gerekir. Kendine ya da başkasına zarar verme tehlikesi varsa yakınınızı yalnız bırakmamak ve beklemeden acil yardım almak gerekir.
Çocuklar ve gençler
Anne ya da babasının ruhsal hastalık yaşadığı çocuklar, olup biteni anlamlandırmakta zorlanır ve çoğu zaman kendilerini suçlar. Yaşlarına uygun, kısa ve dürüst bir açıklama, onları en çok rahatlatan şeydir: “Annen şu an hasta, bu senin yüzünden değil ve doktorlar ona yardım ediyor” gibi. Aile görüşmelerinde çocuklara nasıl anlatılacağı, günlük düzenlerinin nasıl korunacağı ve kimlerin onlara destek olacağı da planlanır. Gerekirse çocuklar için ayrıca bir çocuk ve ergen ruh sağlığı uzmanından destek istenir.
Aileler için kısa hatırlatmalar
- Hastalık ile kişiyi birbirinden ayırın; belirtiler onun karakterini tanımlamaz.
- Küçük ilerlemeleri fark edin ve dile getirin.
- Kendi uykunuzu, beslenmenizi ve sosyal ilişkilerinizi koruyun.
- Sorumlulukları paylaşın; tek bir aile üyesinin her şeyi üstlenmesi uzun vadede sürdürülemez.
- Kriz planını herkesin bildiği bir yerde saklayın.
Gizlilik ve güven
Aile görüşmelerinde en hassas konulardan biri, hastanın mahremiyeti ile ailenin bilgilendirilme ihtiyacı arasındaki dengedir. Yetişkin bir hastanın tedavisine ilişkin ayrıntılar, onun açık onayı olmadan aileyle paylaşılmaz. Bununla birlikte hastalığın genel özellikleri, aile içinde nasıl davranılacağı ve kriz anında ne yapılacağı, hastanın gizliliğini zedelemeden konuşulabilir. Can güvenliğinin söz konusu olduğu durumlarda ise öncelik her zaman güvenliktir.
Sık sorulan sorular
Hasta yakınım aile görüşmesine katılmak istemiyor; ne yapabiliriz?
Aile üyeleri, hastanın katılımı olmadan da bilgilendirme ve destek görüşmelerine başlayabilir. Zamanla hastanın da sürece katılması sıklıkla mümkün olur.
Aile görüşmesinde yakınımın sırları anlatılır mı?
Hayır. Hastanın paylaşmak istemediği bilgiler aileyle paylaşılmaz. Görüşmelerin odağı, ailenin yakınına nasıl destek olabileceğidir.
Aile temelli tedavi hangi hastalıklarda işe yarar?
En güçlü kanıtlar bipolar bozukluk, şizofreni ve yeme bozukluklarındadır. Depresyon, obsesif kompulsif bozukluk ve bağımlılıklarda da yararlı olduğu bilinmektedir.
Kaç görüşme gerekir?
Genellikle altı ile on iki görüşmeden oluşan bir program planlanır; ihtiyaca göre aralıklı izlem görüşmeleri sürdürülür.
Ailede birden fazla kişi zorlanıyorsa ne yapılmalı?
Aile çalışması, ailenin diğer üyelerinin de destek ihtiyacını görünür kılar. Gerekirse onlar için de ayrı bir değerlendirme önerilir.
Aile görüşmeleri online yapılabilir mi?
Aile üyeleri farklı şehirlerde yaşıyorsa bazı görüşmeler uygun koşullarda uzaktan yapılabilir. İlk görüşmelerin yüz yüze yapılması çoğu zaman daha verimlidir.