İlaç önerisi neye dayanır?
Bir yetişkine psikiyatrik ilaç önerilmeden önce yakınmalarının ayrıntılı bir dökümü çıkarılır: belirtilerin ne zaman başladığı, ne kadar şiddetli olduğu, uykuyu, iştahı, işi ve ilişkileri ne ölçüde etkilediği. Daha önce kullanılan ilaçlar ve bunlara verilen yanıtlar, ailede benzer tedavilere verilen yanıtlar, bedensel hastalıklar, düzenli kullanılan diğer ilaçlar, alkol ve madde kullanımı da değerlendirmenin bir parçasıdır. Gerekli görüldüğünde tiroit işlevleri, kan sayımı, karaciğer ve böbrek değerleri ya da kalp ritmi gibi tetkikler istenir.
Hafif ve orta şiddetteki pek çok sorunda psikoterapi ilk seçenek olabilir. Belirtiler ağırsa, terapi tek başına yeterli olmamışsa, kişi terapiye katılamayacak kadar zorlanıyorsa ya da daha önce benzer bir dönem ilaçla iyi geçmişse ilaç tedavisi gündeme gelir. Karar, seçeneklerin yararları ve olası sakıncaları konuşulduktan sonra kişiyle birlikte verilir.
Başlıca ilaç grupları
| Grup | Yetişkinlerde sık kullanım alanı |
|---|---|
| Antidepresanlar | Depresyon, kaygı bozuklukları, panik, takıntılar, travma sonrası tepkiler |
| Duygudurum düzenleyiciler | Bipolar bozukluk ve bazı tekrarlayan duygudurum sorunları |
| Antipsikotikler | Psikotik bozukluklar, bipolar bozukluk, bazı dirençli depresyonlar |
| Dikkat ilaçları | Yetişkin dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu |
| Uyku ve kaygı için kısa süreli ilaçlar | Seçilmiş durumlarda, sınırlı süreyle |
Her ilacın etki süresi, olası yan etkileri ve izlem gereksinimi farklıdır. Bu nedenle ilaç seçimi, tanının yanında kişinin yaşı, kilosu, diğer hastalıkları ve yaşam koşulları birlikte düşünülerek yapılır.
Başlangıç dönemi: ilk haftalar
İlk haftalar tedavinin en hassas dönemidir. Pek çok ilaç düşük dozla başlanır ve doz aşamalı olarak ayarlanır. Antidepresanların etkisi genellikle iki ile altı hafta içinde belirginleşir; bu süreçte iyileşme hemen hissedilmeyebilir. Mide bulantısı, baş ağrısı, uykuda değişiklik ya da hafif huzursuzluk gibi yan etkiler ise çoğu zaman ilk günlerde ortaya çıkar ve zamanla azalır. Bu dönemde kişinin kendini nasıl hissettiğini kısa notlarla izlemesi ve kontrol görüşmesine getirmesi, doz ayarının doğru yapılmasını sağlar.
İlk haftalarda ilacın “işe yaramadığı” hissi çok yaygındır; tedaviyi değerlendirmek için ilacın etkisini gösterebileceği süreyi beklemek gerekir.
İlaç etkileşimleri
Yetişkinler çoğu zaman tansiyon, kolesterol, mide, ağrı ya da alerji ilaçları gibi başka ilaçlar da kullanır. Bazı psikiyatrik ilaçlar bu ilaçlarla etkileşebilir. Bitkisel ürünler ve takviyeler de, örneğin sarı kantaron, belirli antidepresanlarla tehlikeli etkileşimlere yol açabilir. Bu nedenle kullanılan tüm ilaçların, vitaminlerin ve bitkisel ürünlerin listesi görüşmeye getirilmelidir. Başka bir hekim yeni bir ilaç başladığında, psikiyatrik ilaç kullandığınızı ona da bildirmeniz önemlidir.
İş, sürüş ve günlük yaşam
Bazı ilaçlar özellikle başlangıçta uyku hâli, dikkat azalması ya da baş dönmesi yapabilir. İlacın sizi nasıl etkilediğini görene kadar araç kullanırken ve dikkat gerektiren işlerde temkinli olmanız gerekir. Gece kullanılan ilaçlar sabah sersemliği yapıyorsa alım saati değiştirilebilir. İş yerinde ilaç kullandığınızı bildirme zorunluluğu genellikle yoktur; ancak bazı mesleklerde özel kurallar bulunabilir ve bu konu hekimle konuşulmalıdır.
Alkol ve psikiyatrik ilaçlar
Alkol, psikiyatrik ilaçların etkisini azaltabilir, yan etkilerini artırabilir ve özellikle sakinleştiricilerle birlikte tehlikeli olabilir. Ayrıca alkolün kendisi depresyonu ve kaygıyı derinleştirir. Tedavi süresince alkolden uzak durulması önerilir. Alkol kullanımını azaltmakta zorlanıyorsanız, bunu çekinmeden hekiminizle paylaşmanız tedavinin doğru planlanması için gereklidir.
İleri yaşta ilaç kullanımı
Altmış beş yaş üzerindeki yetişkinlerde ilaçların vücuttan atılması yavaşlar, düşme ve kafa karışıklığı riski artar. Bu nedenle ilaçlar daha düşük dozlarla başlanır ve daha yavaş artırılır. Birden fazla ilaç kullanılıyorsa etkileşimler daha dikkatli izlenir. Yaşlı bir yakınınızın ilaçlarını düzenlemek için haftalık ilaç kutuları kullanmak ve kontrol görüşmelerine eşlik etmek, güvenli kullanıma önemli katkı sağlar.
Gebelik planı ve emzirme
Gebelik planlayan ya da gebe kalan bir kadın, psikiyatrik ilacını kendiliğinden bırakmamalıdır. Hastalığın tedavisiz kalması da hem annenin hem bebeğin sağlığı açısından göz ardı edilemeyecek sakıncalar taşır. Gebelik düşünüldüğünde ya da öğrenildiğinde hekimle görüşülerek mevcut ilacın sürdürülmesi, değiştirilmesi ya da dozunun ayarlanması planlanır. Emzirme döneminde de pek çok durumda uygun seçenekler bulunmaktadır.
Tedavi süresi ve bırakma
Tedavinin süresi tanıya ve yaşanan dönem sayısına göre belirlenir. İlk kez depresyon yaşayan bir yetişkinde iyileşme sağlandıktan sonra ilacın bir süre daha sürdürülmesi, belirtilerin geri dönmesini önler. Tekrarlayan dönemlerde ya da bipolar bozukluk gibi süreğen durumlarda tedavi daha uzun sürebilir. İlacı bırakma kararı hekimle birlikte, yaşamın görece sakin olduğu bir dönemde verilir ve doz haftalar içinde azaltılır. Ani bırakma; baş dönmesi, uykusuzluk, huzursuzluk gibi kesilme belirtilerine ya da hastalığın yinelemesine yol açabilir.
Terapiyle birlikte
İlaç ve psikoterapi birbirinin rakibi değil, tamamlayıcısıdır. İlaç belirtileri hafifletirken bilişsel davranışçı terapi ya da kabul ve kararlılık terapisi kalıcı beceriler kazandırır. Depresyon ve kaygı bozukluklarına ilişkin ayrıntılı bilgi için depresyon ve anksiyete bozukluğu sayfalarımıza bakabilirsiniz.
Kontrol görüşmelerinde neler konuşulur?
Kontrol görüşmeleri yalnızca reçetenin yenilendiği kısa buluşmalar değildir. Her görüşmede belirtilerdeki değişim, uyku, iştah, enerji, cinsel işlevler, kilo ve iş yaşamı gözden geçirilir. Yan etkiler açıkça sorulur; çünkü pek çok kişi küçük gördüğü ya da utandığı yan etkileri kendiliğinden anlatmaz ve sessizce ilacı bırakır. İlacın dozu, alım saati ya da türü bu konuşmalara göre ayarlanır. Gerekli görüldüğünde kan değerleri, tansiyon ya da kalp ritmi gibi ölçümler planlanır. Bir sonraki görüşmeye kadar dikkat edilmesi gereken belirtiler ve gerektiğinde nasıl ulaşılacağı da netleştirilir.
Yan etki yaşarsanız
Rahatsız edici bir yan etki fark ettiğinizde ilacı kendiliğinden bırakmak yerine hekiminize ulaşın. Çoğu yan etki, dozun azaltılması, alım saatinin değiştirilmesi ya da başka bir ilaca geçilmesiyle çözülebilir. Döküntü, nefes darlığı, yüksek ateşle birlikte kas sertliği, belirgin kafa karışıklığı ya da intihar düşüncelerinde artış gibi durumlarda ise beklemeden acil yardım alınmalıdır.
Sık sorulan sorular
Bu ilaçlara alışır mıyım, bırakamaz hâle gelir miyim?
Antidepresanlar, duygudurum düzenleyiciler ve antipsikotikler bağımlılık yapmaz. Bağımlılık riski taşıyan bazı sakinleştiriciler ise kısa süreli ve kontrollü kullanılır.
İlacımı unuttuğumda ne yapmalıyım?
Çoğu ilaçta hatırladığınızda alabilirsiniz; ancak bir sonraki doza az zaman kaldıysa unutulan doz atlanır ve iki doz birlikte alınmaz. Kullandığınız ilaç için hekiminizden özel bilgi alın.
İlaçlar kilo aldırır mı?
Bazı ilaçlar iştahı ve kiloyu etkileyebilir; bu etki ilaçtan ilaca ve kişiden kişiye değişir. İlaç seçiminde bu konudaki tercihleriniz dikkate alınır ve kilo düzenli izlenir.
İlaç kişiliğimi değiştirir mi?
Hayır. Uygun ilaç ve dozda kişi kendisi olmaya devam eder; belirtiler azaldıkça çoğu kişi kendini daha çok “eski hâli gibi” hisseder.
Ne kadar süre ilaç kullanacağım?
Süre, tanıya ve geçirilen dönem sayısına göre belirlenir ve tedavi sürecinde birlikte gözden geçirilir.
Jenerik ilaca geçmek sorun yaratır mı?
Aynı etken maddeyi aynı miktarda içeren ilaçlar benzer etki gösterir. Geçiş sonrasında farklılık hissederseniz hekiminizle konuşmanız yeterlidir.
İlacımı başka bir şehirde de alabilir miyim?
Reçeteniz geçerli olduğu sürece ilacınıza farklı şehirlerde de ulaşabilirsiniz. Seyahat öncesinde yeterli ilaç bulundurmanız önerilir.